Ana içeriğe atla

Perşembe Günü Cinayet Kulübü



Selam Huysuzlar,

Richard Osman'ın Perşembe Günü Cinayet Kulübü kitabı Bilgi Yayınevi'nden 2021 yılında Cengiz Yücel'in çevirisiyle yayınlandı. 

İnternetten ufak bir araştırma yapınca kitabın yayınlandığı yıl İngiltere'de bir milyonun üzerinde satarak rekor kıran bir ilk roman olduğunu öğrendim. 

Tanıtımı "Dört sıra dışı arkadaş ve şok edici bir cinayet" olarak yapılmış.  Ana karakterler eski bir ajan olan Elizabeth, emekli bir hemşire olan Joyce - kitabın ara bölümlerinde Joyce'un günlüklerini okuyoruz-, hala kendince çalışmaya devam eden psikiyatrist İbrahim ve eski bir sendika başkanı Ron. Bu dört arkadaş hep birlikte bir yaşlılar evi kompleksinde yaşıyorlar ve hepsi geçmişlerinden getirdikleri deneyimleri ile Perşembe günleri buluşup eskiden faili bulunamamış cinayetleri kendilerince araştırıyorlar. İleri yaşlarda edinilebilecek enteresan bir hobi.  

Romanın tanıtımına göz atınca haliyle romanın polisiye bir konusu olduğunu varsaymıştım. Romanın içeriğinde çözülmeyi bekleyen eski ve yeni cinayetler olduğu doğru ancak bir polisiye roman tadında acaba arka sayfada neler olacak dedirtmedi bana. Öykü cinayetlerden ve onların nasıl çözümlendiğinden ziyade yaşlanmanın nasıl bir şey olduğundan dem vuruyor ve hala bilincine varabiliyorken güneşin son ışıklarını yakalamaya çalışın diyor. Aslında sürekli yaşlanmakta olan herkes için yani hepimiz için birazda kendinize gelin zaman hızla geçiyor kitabı. Bölümler sahne sahne yazılmış. Yazar aynı zamanda yönetmen ve televizyon yapımcısı, kitapta sanki bir film senaryosunun çekime hazır hali gibi. Dinlenmek ve biraz bulmaca çözmek için okunabilecek bir kitap. En başından katillerin kim olduğunu küt diye anlayamıyorsunuz, dolayısıyla "katil kim?" sorusu kitabın sonuna kadar güncelliğini koruyor. 

Bu kitapta hayatta kalan herkes, İki Kez Ölen Adam adlı ikinci kitapta, daha fazla belaya bulaşmak için geri dönecekmiş. 

Keyifli okumalar... 

Kareas Kitap Atlası Youtube kanalımızda sevgili Şavgu Aydın ile bu kitap hakkında konuştuğumuz yayını da kaçırmayın...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Puslu Kıtalar Atlası Üzerine Birkaç Söz

  Selam Huysuzlar, İhsan Oktay Anar'ın yeni romanı Tiamat çıkalı kısa bir süre oldu. Bir arkadaşım Tiamat'ı okumak istiyorsam ve İhsan Oktay Anar hiç okumadıysam önce Puslu Kıtalar Atlası'nı okumamı önerdi ve bendenizde klasik yüksek merak dozumla kitabı bir çırpıda ama acele etmeden tadını çıkararak okudum. Kitabın ilk basım tarihi 1995, bendeki kopyası ise 73. baskı. Biliyorum geç kaldım :) ancak azimliyim Tiamat'a geç kalmayacağım.  Kitabın konusuna gelince buraya hiç girmeyeceğim ve benim dışımda hala okumamış birkaç kişi kaldıysa kesinlikle keyiflerini kaçırmayacağım. Romanda beni en çok heyecanlandıran tüm karakterlerin geldikleri yerleri ve maceralarını, bizim okuduğumuz zamana nerelerden geçerek geldiklerini ve en sonunda nereye vardıklarını öğrenebiliyor olmamız. Daha da heyecanlısı ise sadece romandaki karakterlerin değil şeylerin de hayata gelişlerini, düştükleri elleri ve nasıl nihayete erdiklerini öğrenebiliyoruz.  Düş kurmayı seven biri olarak, böylesine a...

Geri Sayım Başladı... Roket Bilimkurgu Öykü Dergisi yayında

Selam Huysuzlar,  Roket Bilimkurgu Öykü dergisi yayın hayatına başladı. Ruhşen Doğan Nar'ın editörlüğünde Plüton Yayınları'ndan ilk sayısı çıktı ve bir bilimkurgu delisi olan ben hemen edindim. Sonsuz evrende kaybolmuşken bir koloniye  rastlamak gibi tarif edebileceğim bir ferahlamayla çevirdim sayfaları. İlk sayıda kimler kimler var... Metin Uçar, Ruhşen Doğan Nar, Emre Bozkuş, Faruk Korkmaz, Orkun Uçar, Fredric Brown, Ümit Büyükyıldırım.  Her öykü için sayfalarca yorum yazısı yazabilirim. -Belki yazmış bile olabilirim- Bilimkurgu denildiğinde genel bir ön yargı oluyor insanların zihninde. Anlaşılmaz kavramlarla dolu, olması ihtimalsiz gelecek hikayeleri bekliyor insanlar. Oysa bilimkurgu hayal gücünü teşvik eden, sosyal gerçeklere değinen, sorunlara çözümler üreten, bazen çözümlere soru soran, yaratıcılığın kalıpsız evreninde gezinen bir dünya.  Okurken heyecanlanmak, merak etmek, yeni zaman dilimlerinde ve yeni dünyalarda bambaşka olasılıklarla karşılaşmak istiyor...

İnsanlar Her Şeyin İçine Nasıl S*çtığımızın Kısa Tarihi

Selam Huysuzlar, Tom Phillips'in İnsanlar Her Şeyin İçine Nasıl S*çtığımızın Kısa Tarihi isimli kitabını bitirdim geçen hafta. Bitirir bitirmez kitap hakkında bir kaç satır yazmak istedim.  Kitap, Konu Kitap'tan çıkmış bendeki kopyası 1. basım. Kitabın çevirisi Nazlı Tancı'ya ait.      Kitap insanların, ilk insandan Hitler'e, Harzemşah İmparatoruğu'nun şahı II. Alaeddin Muhammed'den kurşunlu benzinin mucidi Thomes Midgley Jr.'a, tarih boyunca yaptığı çılgınca ve saçma hataları mizahi bir dille anlatıyor. Yazarının arkeoloji ve antropoloji ile bilim tarihi ve felsefesi okumuş olması kitabın oluşumunda büyük katkı sağlamış.  Okurken bazı yerlerde "yok artık" diyerek kahkahalar atıp, bazı yerlerde "nasıl yani?" diye sorarak anlamaya çalışacaksınız. Bugünün mantığında ve koşullarında yaşayan insanlar olarak geçmişteki tüm hataları o günün bakış açısıyla değerlendirmek pek mümkün olmasa da diplomatik yanlış anlaşmalar, diller arasındaki çeviri...