Ana içeriğe atla

Oğuz Müteferrika - Özgün Kabacaoğlu


Selam Huysuzlar,

Yeni çıkan kitapların içinden acaba hangisini seçip okusam diye sizin de kararsız kaldığınız oluyor mu? Seçiminizde size yardımcı olacak dev hizmet ekranınıza geldi. Özgün Kabacaoğlu'nun ilk romanı Oğuz Müteferrika KDY'den yayınlandı ama ne yayınlanmak. 
 
Oğuz Müteferrika daha ilk sayfasından kendini merak ettiren, kahkaha attıran, acaba arka sayfada neler oluyor dedirten bir kitap. Hikayenin içinde tarih, macera, aşk, casusluk ve daha neler neler var. 

Roman Osmanlı İmparatorluğu'nun II. Selim ve III. Murad döneminde geçiyor ve baş karakter Oğuz ile diyar diyar gezmeye başlıyorsunuz. Kitap her diyarda ayrı maceraya, her maceranın içinde de ayrı duygulara savuruyor insanı. 

Konudan bahsetmeyeceğim zira yazmaya başlarsam dayanamayıp tüm kitabı anlatabilirim.

Herkesin kendi keşfine çıkmasını ve keşfinden en az benim kadar keyif almasını istiyorum. 

Yazar, dilini döneme uygun kurmuş haliyle hikayenin içine dahil olmak kolay oluyor ve kahramanın duygusal gelgitleriyle zamana uygun olarak empati kurmak mümkün oluyor. Aralarda geçen devrik cümleler ise hikayeye şairane bir özellik katıyor. 

Genellikle tarihi romanlarda kadın karakterler kendini pek göstermez benim en çok zihnimi kurcalayan meselelerden biridir bu. Acaba yazar kadın karakter oluşturmakta güçlük mü çekiyor diye düşünürüm çoğu zaman ya da neden önemsizleştirildiğini düşünürüm kadın bir karakterin öyküye katacaklarını. Oğuz'un hikayesinde ise kadın karakterleri aktif olarak görebiliyoruz. Kadın karakterlerin hoşluk olsun diye ya da mecburiyetten kurgulanmadan olaylara yön veren noktalarda bulunması benim için kitabın en mühim noktalarından biri oldu.       

Şimdi size en yakın bilgisayardan Kitap Yurdu'nun sitesine giriyorsunuz ve hemen kendinize bu romanı yeni yıl hediyesi olarak alıyorsunuz. 

Keyifli okumalar... 


 

Yorumlar

  1. 😎👍🏻en kısa sürede okuyacağım.. tavsiye için teşekkürler ❤️

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Puslu Kıtalar Atlası Üzerine Birkaç Söz

  Selam Huysuzlar, İhsan Oktay Anar'ın yeni romanı Tiamat çıkalı kısa bir süre oldu. Bir arkadaşım Tiamat'ı okumak istiyorsam ve İhsan Oktay Anar hiç okumadıysam önce Puslu Kıtalar Atlası'nı okumamı önerdi ve bendenizde klasik yüksek merak dozumla kitabı bir çırpıda ama acele etmeden tadını çıkararak okudum. Kitabın ilk basım tarihi 1995, bendeki kopyası ise 73. baskı. Biliyorum geç kaldım :) ancak azimliyim Tiamat'a geç kalmayacağım.  Kitabın konusuna gelince buraya hiç girmeyeceğim ve benim dışımda hala okumamış birkaç kişi kaldıysa kesinlikle keyiflerini kaçırmayacağım. Romanda beni en çok heyecanlandıran tüm karakterlerin geldikleri yerleri ve maceralarını, bizim okuduğumuz zamana nerelerden geçerek geldiklerini ve en sonunda nereye vardıklarını öğrenebiliyor olmamız. Daha da heyecanlısı ise sadece romandaki karakterlerin değil şeylerin de hayata gelişlerini, düştükleri elleri ve nasıl nihayete erdiklerini öğrenebiliyoruz.  Düş kurmayı seven biri olarak, böylesine a...

Geri Sayım Başladı... Roket Bilimkurgu Öykü Dergisi yayında

Selam Huysuzlar,  Roket Bilimkurgu Öykü dergisi yayın hayatına başladı. Ruhşen Doğan Nar'ın editörlüğünde Plüton Yayınları'ndan ilk sayısı çıktı ve bir bilimkurgu delisi olan ben hemen edindim. Sonsuz evrende kaybolmuşken bir koloniye  rastlamak gibi tarif edebileceğim bir ferahlamayla çevirdim sayfaları. İlk sayıda kimler kimler var... Metin Uçar, Ruhşen Doğan Nar, Emre Bozkuş, Faruk Korkmaz, Orkun Uçar, Fredric Brown, Ümit Büyükyıldırım.  Her öykü için sayfalarca yorum yazısı yazabilirim. -Belki yazmış bile olabilirim- Bilimkurgu denildiğinde genel bir ön yargı oluyor insanların zihninde. Anlaşılmaz kavramlarla dolu, olması ihtimalsiz gelecek hikayeleri bekliyor insanlar. Oysa bilimkurgu hayal gücünü teşvik eden, sosyal gerçeklere değinen, sorunlara çözümler üreten, bazen çözümlere soru soran, yaratıcılığın kalıpsız evreninde gezinen bir dünya.  Okurken heyecanlanmak, merak etmek, yeni zaman dilimlerinde ve yeni dünyalarda bambaşka olasılıklarla karşılaşmak istiyor...

İnsanlar Her Şeyin İçine Nasıl S*çtığımızın Kısa Tarihi

Selam Huysuzlar, Tom Phillips'in İnsanlar Her Şeyin İçine Nasıl S*çtığımızın Kısa Tarihi isimli kitabını bitirdim geçen hafta. Bitirir bitirmez kitap hakkında bir kaç satır yazmak istedim.  Kitap, Konu Kitap'tan çıkmış bendeki kopyası 1. basım. Kitabın çevirisi Nazlı Tancı'ya ait.      Kitap insanların, ilk insandan Hitler'e, Harzemşah İmparatoruğu'nun şahı II. Alaeddin Muhammed'den kurşunlu benzinin mucidi Thomes Midgley Jr.'a, tarih boyunca yaptığı çılgınca ve saçma hataları mizahi bir dille anlatıyor. Yazarının arkeoloji ve antropoloji ile bilim tarihi ve felsefesi okumuş olması kitabın oluşumunda büyük katkı sağlamış.  Okurken bazı yerlerde "yok artık" diyerek kahkahalar atıp, bazı yerlerde "nasıl yani?" diye sorarak anlamaya çalışacaksınız. Bugünün mantığında ve koşullarında yaşayan insanlar olarak geçmişteki tüm hataları o günün bakış açısıyla değerlendirmek pek mümkün olmasa da diplomatik yanlış anlaşmalar, diller arasındaki çeviri...